SİGORTALILIK NASIL OLUŞUR, NASIL HAK KAZANILIR

200920131733239082103.jpg
(5510 sk. 4/1-a) kapsamında)

Sosyal Güvenlikte Uygulayıcı Kurum Ve Kuruluşlar

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun amacı; 1 inci maddesinde de yer verildiği üzere, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almaktır. Kanun, bu kapsamda yararlanacak kişileri, yararlanma şartlarını, hakları ve sistemin işleyiş usul ve esaslarını belirlemektedir.
Kanun, yararlanacak kişilerle birlikte işverenleri, sağlık hizmeti sunucularını uygulama bakımından gerçek kişileri, ve her türlü kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini, tüzel kişiliği olmayan diğer kurum ve kuruluşları kapsamaktadır.
Ülkemizde, çağdaş standartlara uygun sosyal güvenlik sistemini yürütmek ve ulusal kalkınma strateji ve politikalarını da dikkate almak suretiyle sosyal güvenlik politikasını uygulama görevi 5502 sayılı Kanunla Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına verilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, diğer görevlerinin yanı sıra, sosyal güvenlik uygulamalarını yapan ve yürüten, uygulamalarını bu alanda hizmet üreten diğer sosyal güvenlik kurumu ve sağlık kuruluşları ile doğrudan veya dolaylı olarak ilişkilendiren bir devlet Kurumudur.
İşçi hakları nasıl ki uygulamada bulunan bazı iş kanunları ile ve özellikle/ağırlıklı olarak 4857 sayılı İş Kanununda düzenlenmiş ise, İş Kanunları kapsamda (özellikle ve ağırlıklı olarak 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında) çalışanların sosyal güvenlik hakları da 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile düzenlenmiş bulunmaktadır.

Sigortalanmak Bir Haktır, Kaçınılamaz.

5510 sayılı Kanunun 92 nci maddesi uyarınca; kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamındaki kişilerin sigortalı ve genel sağlık sigortalısı olması, genel sağlık sigortası kapsamındaki kişilerin de genel sağlık sigortalısı olması zorunlu bulunmaktadır.
Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası kapsamındaki sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmak, azaltmak veya bu haklardan vazgeçmek, bir başkasına devretmek, bu amaçla sözleşmelere hüküm koymak mümkün değildir.
Kısaca, sigortalılık bir haktır. Çalışanın bu haktan, çalıştıranın da kanunda belirlenmiş yükümlülüklerinden kaçınması mümkün olmadığı gibi, kanunun zorunlu tuttuğu kapsamda sigortalılık hakkından vazgeçmek veya kanun dışında kalma tercihinde bulunmak söz konusu olamaz.
Kısa, kolay anlaşılabilir ve net bir dille ifade etmek gerekirse; sigortasız çalışmak ve çalıştırmak yasaktır. Sigortasız kişi çalıştıran işverenler ve kanunun öngördüğü gerekleri yerine getirmeyen kendi nam ve hesabına çalışanlar için aynı kanunda ihlal edilen fiile uygun müeyyideler düzenlenmiştir.
Nitekim, kanun metninin dikkatlice incelenmesinden de anlaşılacağı gibi, 92 nci maddede sadece hizmet akdi ile çalışanlar tanımlanmamaktadır.
5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile (c) bendinde de farklı sigortalılık ilişkileri düzenlenmiş olup (b) bendinde, (genel olarak ve kısaca) kendi nam ve hesabına çalışanlar; (c) bendinde ise kamu kurumlarında hizmet akdine tabi olmadan, kadro ve pozisyonlarda çalışanlar ile 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca vekil atananlar da sigortalı sayılmaktadır.

Ayrıca, kanunun 5 inci maddesinde de bazı sigorta kollarına tabi olanlar açıklanmış olup, diğer çeşitli maddeler ile genel sağlık sigortalılığı, isteğe bağlı sigortalılık gibi tanımlama ve düzenlemeler yapılmıştır.

Sigortasız çalışmak/çalıştırmak yasaksa, bu hak nasıl doğar !

5510 sayılı Kanunun bütünü içinde; “amir hüküm” niteliğindeki bazı düzenlemeler ile hizmet akdine bağlı olmadan çalışan ve tanımları özel olarak yapılan bazı çalışanlar da hizmet akdi ile çalışanlar gibi 4/1a kapsamında sigortalı sayılmakla birlikte, esas itibariyle 5510 sayılı kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kollarının uygulaması bakımından; hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmaktadır.
Bu bentteki en önemli teknik kavramlar; “Hizmet akdiyle çalışmak” ve “Bir veya bir kaç işveren tarafından çalıştırılmak” deyimleridir.

Sigortalılık hakkı, hizmet akdi unsurlarını içeren bir iş ilişkisinin kurulmasıyla kendiliğinden doğar/oluşur.
Bu hakkın ortaya çıkması ile çalışan “sigortalı”, kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; bu sigortalıların maddi olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işlerini yaptıkları yerler “işyeri”, bu kapsamdaki sigortalıları çalıştıran gerçek kişiler, tüzel kişiler ve tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar da “işveren” olarak tanımlanmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top